ÇOCUKLAR TARAFINDAN OYNANAN OYUNLAR

Aşağa gitmek

ÇOCUKLAR TARAFINDAN OYNANAN OYUNLAR

Mesaj tarafından lübabe Bir C.tesi Tem. 25, 2009 5:20 pm

ÇOCUKLAR TARAFINDAN OYNANAN OYUNLAR
1-Ebe Tespiti:

Ebe tespiti yöntemi çoktur. Biz bir tanesini yazalım.

Hata! Hiçbir dizin öğesine rastlanmadı.Oyuncular bir araya toplanır. İçlerinden biri saymaya başlar.

“İnne minne

ucu dinne

fil fillice

kuş dillice

leke lüke

pirinç turunç”

diyerek sayar. Her kelime bir kişiye söylenir. “Turunç” kelimesi kime isabet etti ise o geri çekilir. Bütün bu saymalar kalanlar arasında devam eder ve en sona kalan ebe olur.



ERKEK VE KIZ ÇOCUKLARININ BERABER OYNADIKLARI OYUNLAR:

1-Ala Dana Oyunu:

Çocuklar toplanarak dairesel bir biçimde otururlar. Ayaklar uzatılmış olur. İçlerinden birisi ebe seçilir. Ebe çocukların uzatmış olduğu ayaklarını şu sözlerle saymaya başlar.

“Ala dana kara dana

Şükür bizi yaradana

Tabak gele

Gönül dola

Bir murt, iki murt,....

On murt

Com murt” denir ve ayaklar hemen çekilir. Bu şekilde en son kalan ayak tespit edilir. Bu kişi oyunu kazanmış olur.

2-Ayağım Yağlı Oyunu:

Oyuncular aralarında iki grup oluştururlar. Aralarında en az 50 m. bulunan kale tespit edilir. Gruplar bu kalelere yerleşirler. Kura çekilir ve kurayı kazanan taraftan bir kişi “Ayağım Yağlı” diyerek orta yere kadar varır. Hemen karşı kaleden bir kişi “Ayağım Yağlı” diyerek çıkar. İlk çıkan kişiyi yakalamaya çalışır. Eğer yakalar veya elini değerse o kişi diğer kaleye esir olmuş olur. Bu arada birinci grubun oyuncusunu esir alan için hemen diğer gruptan bir kişi çıkar ve oda onu yakalamaya çalışır. Bu yakalama işi böylece sürüp gider. Ta ki grubun birinin oyuncuları tamamen diğer grubun oyuncularına esir oluncaya kadar. Esir olan oyuncu grubu, kendilerini esir alan oyuncu grubunu sırtlarına alarak diğer kaleye kadar taşırlar. Oyun tekrar yeniden başlayarak bu şekilde devam edip gider. Bu oyun çocukların iyi koşmasını sağlayan, bacakları kuvvetlendiren bir spordur.

3-“El El Üstünde Kimin Eli Var?” Oyunu:

Bu oyunun oynana bilmesi için en az üç kişinin bulunması lazımdır. Bir de bu oyunculara hakemlik yapacak diğer bir oyuncu gerekir.

Kura çekilir. Kim bilemezse o, yere dizleri ve elleri üzerine yatar. Diğer oyuncular ellerini yumruk yaparlar ve yumruklarını yatan oyuncunun sırtı üzerine üst üste gelecek şekilde koyarlar. Hakem oyuncu “El el üstünde kimin eli var” diye ebeye sorar. Eğer en üstteki elin kime ait olduğunu yatan oyuncu bilemezse bütün oyuncular “Bilemedin” diyerek “Tohlu bitlenmiş” derken ebeyi gıdıklarlar. Ebe el sahibini bilinceye kadar oyun bu şekilde devam eder.



4-Elden Tura Oyunu:

Kız ve erkek bir grup çocuk bir araya gelerek içlerinden birisini ebe olarak tayin ederler. Ebe yönünü bir duvara dönerek durur. Kalan çocuklar 15-20m. uzaklığa sıralanırlar. Ebe, “Elden tura bir, iki, üç” diye söyler. Bu sırada sıralı oyuncular ebeye hissettirmeden adım adım ileriye yürürler. Ebe yürüyeni tespit ederse o kişi ebe olur. Ebe tespitini yapamamış ise yeniden yönünü duvara dönüp, “Elden tura bir, iki, üç” diye söyler. Bu şekilde ebeye yaklaşan oyuncular ebeye vurarak kaçarlar. Ebe kaçış anında bir oyuncuya dokunursa ebe olur. Oyun bu şekilde devam eder gider.

5-Cızdırahop Oyunu:

Oyunun oynana bilmesi cızdırahop iskelesinin kurulması gerekir. Bu iskele için biri 1,5 m., diğeri ise 4 m. uzunluğunda iki ağaç gereklidir. Kısa olan ağacın bir ucu ovallaştırılır ve yere gömülür. Diğer ağacın orta noktası bulunarak biraz oyulur. Oyulan kısım dikili bulunan ağacın üzerine konarak dönmesi sağlanır. Bu ağaç üzerine iki kişi biner ve dairesel hareketler yapar. Oyunculardan biri düşene kadar oyun devam eder. Dönen ağacın ses çıkarması için ağaç oyuğuna acı çekirdek sürülür. Çekirdek ağacı cızırdatır.

6-Körebe Oyunu:

Oyuncular arasında ebe tespiti yapılır. Ebenin gözü bir mendille sıkıca bağlanır. Oyun başlayınca diğer oyuncular ebeye çimdik atarak kaçarlar. Kör ebe de oyuncuları yakalamaya çalışır. Eğer oyunculardan birisini yakalayacak olursa, yalanan kişi ebe olur. Yoksa ebeliğe devam edilir. Oyun bu şekilde sürer gider.

7-Saklambaç (Sinmeç) Oyunu:

Oyunun oynanabilmesi için oyuncu sayısının çok olması gerekir. Genellikle gece oynanır. Oyuncular arasından ebe tespiti yapılır. Ebe oyun başladığı zaman yüzünü duvara çevirir ve tespit edilen sayıya kadar etrafına bakmadan sayar. Sonra oyuncuların saklanıp saklanmadığını tespit için “Sağıma, soluma ebe, söbe” der kimseden ses gelmiyorsa gözünü açıp saklanan oyuncuları aramaya başlar. Oyunculardan birisini görürse adını söyleyerek ebe durduğu yere gelip “Söbe” der. Şayet oyuncu ebeden önce ebe yerine gelip “Söbe” der ise ebe diğer oyuncuları aramaya devam eder. Ebe, oyunculardan birisinin adını yanlış söyler ise oyuncular “Çanak çömlek patladı” diyerek ortaya çıkarlar. Oyun yeni baştan başlayarak devam eder. Şayet ebe bütün oyuncuları bulup çıkarırsa ilk “söbe”lenen kişi ebe olur.

8-Yağ Satarım Bal Satarım Oyunu:

Oyuncu ne kadar çok olursa oyun o kadar tatlı olur. Oyuncular arasında ebe tespiti yapılır. Ebe olan oyuncu eline bir mendil alır ve “Yağ satarım, bal satarım “diye oyuncuların oluşturduğu halkanın etrafında dönmeye, koşmaya başlar. Çocuklar görmeden birinin arkasına mendili kor ve turuna devam eder. Eğer ikinci turunda arkasına mendil bırakılan oyuncu, bunun farkında olmamış ise ebe çocuğun arkasındaki mendili alır ve çocuğu mendil bırakılan yere kadar dövmeye devam eder. Bu dövme işi çocuğun yerine çömelmesine kadar devam eder. Eğer arkasına mendil bırakılan çocuk, mendilin arkasına bırakıldığının farkına varırsa, hemen mendili alır ve ebe kendi yerine çömelinceye kadar ebeye mendil vurmaya çalışır. Oyun böylece sürüp gider.

9-Yüzük Oyunu:

Oyunun oynanabilmesi için birkaç fincan ve yüzük olması gerekir. Yüzüğü saklayacak olan kimse, yüzüğü fincanlardan birinin altına koyar. Yüzük saklanırken diğer oyunculara gösterilmez. Saklandıktan sonra oyuncular fincanlara dönerler ve yüzüğün hangi fincanda olduğunu bulmaya çalışırlar. Yüzüğü bulan kişi bu sefer yüzüğü saklar ve oyun böylece devam edip gider.

10-Yağmur Gelini Oyunu:

Bu oyun 7-13 yaşları arasındaki çocuklar arasında oynanır. Yaz mevsiminde uzun süren kuraklıktan sonra yağan yağmur sırasında veya yağmurdan hemen sonra oynanır. Oyun oynayacak çocuklar bir yerde toplanarak ellerine birer sopa alırlar ve sopanın ucuna rengarenk bezler bağlanır. “Yağmur gelini yağ ister, kaşık kaşık bal ister.” Nakaratı ile mahallede bulunan bütün evler tek tek dolaşılır. Mahalle sakinleri çocuklara bulgur, salça, yağ vs. verirler. Toplanan malzemeler mahallenin hatırı sayılır hanımlarından birine götürülerek pişirmesi istenir. Pişirilen pilav sokağın bir köşesinde oyunu oynayan çocuklar tarafından topluca yenir.

Halk arasında bu oyunu oynayan çocuklara pilav malzemesi vermenin bolluk bereket getireceğine inanılır.

11- Üç Taş Oyunu:



İki kişilik bir oyundur. Yaşlıların da oynadığı bir oyun olup, üçer taşla her yere basitçe çizilebilen şekil üzerinde oynanır. Oyuncular sırasıyla taşları istedikleri bir noktaya koyarlar. Amaç kendi taşlarının üçünü bir araya yatay, dikey ya da çapraz getirmektir. Bunu yaparken, rakibi kollamak da gerekiyor elbette. Taşların hepsi konduktan sonra, ilk taşı konanı oynaması gerekir. Taşlar konulup elde kalmayınca şekil üzerindeki taşlar sadece boş olan yerlere hareket ettirilebilir, ama sadece bir basamak olmak şartıyla. Önünde kendi taşı varsa dahi hareket edemez. İlk kez üç taşı yan yana ya da alt alta getiren oyunu kazanır. Oyuncuların taşlarının karışmaması için değişik şekil ya da renkte taşlar seçilir.



12- İstop

Ebe kişi topu havaya atar ve oynayanlardan birinin ismini söyler. İsmi söylenen oyuncu topa doğru koşarken, diğerleri kaçmaya başlar. Adı söylenen kişi topu yere düşmeden yakalamaya çalışır. Topu yakaladığında “istop” diye bağırır. Bağırır bağırmaz, diğer oyuncular bulundukları yerlerde durmak zorundadırlar. Daha sonra topu yakalayan kişi topu oyunculardan birine doğru fırlatır, eğer vurmayı başarırsa oyunu kazanır.





13- Bezirganbaşı:

İki kişi aralarında kendilerine şifre isim seçerler. Daha sonra birbirlerine dönerek, ellerini tutarlar. Diğer oyuncular arka arkaya dizilirler. “ Aç kapıyı bezirganbaşı” diyerek gelirler. Kapı görevi yapan iki kişi ellerini kaldırarak onların geçmesini sağlar.



14- Yerden Yüksek:

Bir ebe seçilir. Ebe belirlenen sayıya kadar saymaya başlar. Ebe sayana kadar herkes ebeden yüksek bir yere çıkar. Saymayı bitirdiğinde ebeden yüksek bir yere çıkamayan, diğer oyunda ebe olur.

Yakalamacada ebe, oyuncuları ellemeye çalışıyor. Ellediği kişi bir sonraki oyunda ebe olur.



15- Mendil Kapmaca:

Genellikle okulda öğretmenin gözetimi ve hakemliğinde oynanan bir oyundur. Çocuklar iki gruba ayrılır, arada belli bir mesafe bırakarak karşılıklı olarak yerlerini alırlar. Her oyuncunun rakibi karşısındaki oyuncudur. Bu iki grubun tam ortasında bir çocuk elinde mendille durur. Hakemin işaretiyle en baştan birinci sıradaki çocuklar mendili alıp kendi gruplarının bulunduğu yere rakibine yakalanmadan kaçırmaya çalışır. Eğer rakibine yakalanmadan mendili kaçırırsa rakip oyuncu kazanan grubun tarafına geçer. Mendili eline alan oyuncu rakibi tarafından yakalanırsa, bu durumda yakalayan kazanmış olur. Yakalanan oyuncu karşı takımın saflarına katılır. Tüm oyuncular birer kez yarıştıktan sonra takımların bulunduğu yerdeki oyuncular sayılır. En çok oyuncusu olan (kazanan rakibiyle kendi takımına geçtiğinden) takım yarşmayı kazanmış sayılır.
avatar
lübabe

Mesaj Sayısı : 210
Kayıt tarihi : 19/07/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz